Geleceğimi avucunda tutana;
Ya da bıyıklarım gür.
Küçüklükten beri emanet taşıdığım
Yegane göbeğimle hür,
Ve daimi ukalalığımla arsız biteceğim
Yanında.
Sen yine konuşacaksın
Pembenin en güzel tonu dudaklarınla.
Sol üst dişin en tatlı haliyle,
Üstüne binmiş yine yanındakinin.
En çok onu severim ben
İsyan etmiş belli ki düzene.
Öyle güzel devrimci dişlerin vardır işte senin.
Sonra konuşacaksın,
Pembe, kırmızı kelimelerin
Çarpacak yüzüme.
Ağzından küçük bi kızın söylediği
Ezgiler, yankılanacak kulaklarımda.
Diyorum ki bazen
Göğsümden bi mazgal.. açılsa koynuna
Bizi birbirimize bağlasa.
Bazen diyorum ki ben
En delikanlı mahalle abileri gibi
Suskun ve olgun baksan yüzüme.
Gözlerin kızarsa yine
Sulanmasın diye yumruklarını sıksan
Beceremesen.
Ben yine en boktan kişiliğimle
Hatalarımdan bahsetsem
Pişmanlıklarımdan.
"Yoo önemli değil" desen sen.
Sabrı ve asaleti senden öğrensek hepimiz.
Ben yine mahcup olsam
İçimi siyahi bi soğukluk kaplasa.
Sevgilim pişmanım
Keşke bu yüzden beni hep
Kamyoncular pataklasa.
Biliyorum senden götürdüklerimi;
Ben seni kaybettim
Ve sen kendini.
Dökülmüş saçlarım, açılmış alnım
Ve Masamın üstünde silgi kırıklarım.
Sen bi ders olsan mesela
Tek dersten bitirmeye kaldığım.
Son gece değil,
Günü gününe çalışsam sana.
Ezbere değil düşünerek çözsem
Her bir sorunu.
Samimi olsam,
Hoş gözükmek için değil
Merağımdan sorsam sorularımı.
Evveliyatımdan sevmişsindir beni,
Finalden kırkbeşe kalmışım belli ki...
Geçirsen artık,
Mezun etmesen mi bu garibi?
Masallarda yaşamıyoruz sevgilim,
Patlamış mısır sinemalarda çok para.
Tartıya çıkan çocuklar
Ve kağıt toplayan adamlar var biliyorum.
Fotoğraf makinesini silah sanan
Mülteci çocuklar da bizim
Ve dahi tanklara taş atanlar da.
Tüm bu boktan şeylerin ortasında,
Biraz ütopik olacak ama
Bağışlasak birbirimizi,
Aşık olsak yine, romanlardaki gibi.
Şimdi söyle;
Uçurtma uçuran çocuğun elini tutmaya
Hatta birlikte koşmaya
Mesneviyi bitiremediğimiz günlerin hatrına;
Var mısın sevgilim?
Mayıs 2015
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder